gittiler

10 Temmuz 2014 Perşembe

Yer mi Çekimi

~ 9,81 m/s2

-Kum saatleri olur, zaman düşer. 

-Yükseklik anlam kazanır, korkutur.

-Dünyaya ait oluruz, kopamayız.

-Ayaklarımız yere basar, basabilirse.

-Zıplamak diye bir kelime icat olur. Dünyaya karşı en tezat hareketimizdir.

-Yoruluruz.

-Utanmak daha anlamlı olur, yerin dibine gireriz.

-Ölüleri gömeriz, onlar için daha fazla düşecek yer kalmadığından.

-Uçmak vardır, uçamayız. Uçak icat edilir, korkarız.

-Yüzümüz düşer.

-"Her şey düşer"

-Düşerse-k kırılır-ız.

-"Eureka!" denir!

-Yerçekimi prangadır.

-Terazi icat edilir; ama adalet yoktur.

-Her şey düzenlidir, yerli yerinde durur.

-Duvarlarımızda resimler durur.

-Durmak vardır, bazen bir adam durur; duran adam olur, bazen şişede durduğu gibi de durur.

-Annemize yük oluruz. Fazla yük olursak "düşük" oluruz.

-Düşmek vardır, gözden bile düşülür.

-F=m.a'dır. Newton önemlidir.

-Abartırız, dalış yaparız. Yukarıya yüzmezsek deniz kestanesi oluruz.

-Eziliriz.

-"Yüksekten korkarken kendi içine düşmek."

-Bizi ayakta tutan kaslarımız olmasa, her birimiz birer bok çuvalıyız.

15 Haziran 2014 Pazar

Tekil

yıldırımlar hep senden uzağa düşer.
sen onları görür ve ilkokuldan kalma alışkanlıkla hemen saniyeleri saymaya başlarsın seslerini duyana dek, mesafeyi tayin edeceksin ya, sonra o saniyeyi kaçla çarpacağını hatırlayamaz, siktir edersin.
çok büyük ihtimalle hayatın boyunca bir yıldırımın düşüşünü bilmem kaç yüz metrenin daha yakınından tecrübe edemeyeceksin. işte bu yüzden bir yıldırımın düşmesini asla tam olarak anlayamayacaksın.
işte bu yüzden kimseye "seni anlıyorum" diyemeyeceksin.
işte bu yüzden ateş hep tam da düştüğü yeri yaktı, çünkü.
dipnot: ateş hep düştüğü yeri yakmak zorunda çünkü ateş cirmi kadar yer yaktı hep.
ve işte bu yüzden, yıldırımın düştüğü yerdeki insanı asla anlayamayacaksın, yine.
kül ettiği ağacı, varlığına dair en ufak iz bırakmadığı karıncayı.
çünkü sen ne bir ağaç olabilirsin, ne de bir karınca.
çünkü empati yalandır ve sen başkası olamazsın.
elinde bir pet şişe var. suyu bitiremedin, yakında çöp de yok, salladın.
çöpçü gördü ve dedi ki: abi n'aptın?!
falanca gördü ve: amına koydun karıncanın!
sen: e ne yapayım, su fazla geldi, çöp de yok.
o su sana fazla geldi ve döküldü. döküldüğü yerdeki karınca öldü. şişe belki olmayacak bir yere gitti ve o çöpçü o şişeyi de sepetine atabilseydi belki de ekmek alabilecekti.
ve sen, ne o karıncasın, ne o çöpçü, ne de su.
senin için hayat, suyun sana fazla gelmesinden ibaret.
ve sen şu anki tecrübelerimize göre sadece bir defa sahip olabileceğin bu hayatta, hayatı kendi gördüklerin dışında hiçbir şekilde algılayamayacaksın. böyle bir tecrüben olamayacak. sadece bir saniyeliğine, o bedenden çıkıp, başkasının gözünden dünyayı göremeyeceksin. başka bir şey olamayacaksın.
"ruhum bedenimin içinde hapsoldu" lafını şimdi daha iyi anlıyorsun.
ama hala, bir yıldırımın nasıl düştüğünü sana çarpmadan anlayamıyorsun.

bu gece gözlerimi öyle bir kapatacağım ki; bütün dünyanın elektrikleri kesilecek.
körleri anlayamayacağım.

19 Şubat 2014 Çarşamba

Nebula

Bugün yaşıyorsam, burada yaşıyorum.
Yarın ölürsem, burada öleceğim.

Yaşamak ölmekten nasıl zor olabilir?
"Ben senin için yaşamayı göze almışım" diyen adamı bulun bana getirin!
Kaç kere ölmüş o?
Nerede ölmüş?
Yaşamak çok kolay, bilhassa burada
Gelseniz, siz de görürsünüz
Burada yaşam enerjisi yoktur, çekilmiştir
Önüne çıkan kaldırıma çıkmadan hemzemin geçmek için yolun uzamasını göze alırsın
Çünkü ellerin ceplerindedir
Ait oldukları yerde.

Yarın ölmezsem, burada olacağım.
Bugün ölürsem, burada öleceğim.

Aşk güzeldir sadece burada, o da buraya uğradıysa.
Kafanın içinde Nebula taşırsın, çünkü öyle olması gerekiyordur
Kendini bölersin, parçalarsın
Parçalarsın ki arkadaşların olsun, onlardaki sen'i saklasınlar

Bugün burada, bütün parçalarımı tek insana teslim etmiş bulunuyorum.

Bugün burada ölürsem, bir yerlerde yaşayacağım.