gittiler

28 Aralık 2015 Pazartesi

sümer

son biranın boyunbağını her zamankinden hızlı söktüm.

-szppoof.

daha ikinci yudumu alamadan sokaktaydık. ayaksesleri ve küfürbaz sokak köpeklerinin mahallearası dedikodularından farklı olarak duyduğum ilk şey avazperver sümer'in çakmağı bulamayıp verdiği ufuk açıcı bilgi oldu.

-bu çakmak dünyada en çok çalınan şeymiş birader.

aynen, deyip yürümeye devam ettim.

yürümek bana hep iyi hissettirmiştir. en son ne zaman iyi hissettiğimi düşünmeye başlamıştım ki; avazperver namını yere düşmekten kurtarırcasına, gırtlağını yırtarak bağırdı;

-kafamı sikeyim!

yürüdük.


belki birkaç saniye, belki üç asır geçti, kaldırımdaydık.

pakede el attım, son üç dal. iki tane çektim, avazpervere uzattım birini. diğerini kulakarkası yaptım.

-içim yarılıyor moruk, aklımı yitiriyorum. denizde koşmaya çalışmak gibi geliyor hayatta kalmak.

birasından bir yudum daha alıp bu hale nasıl geldiğimizi sordu.

cevap veremedim. bir yudum da ben aldım.

karşı kaldırımdan postacı tempo seyirten biz yaşlarda birini gördüm.

-çakmak var mı moruk?

normalde korkutucu biri olmamama rağmen, saatin ve halimin yarattığı etkiden olsa gerek, temposunu bozmadan titret sesle cevapladı gölge;

-kullanmıyorum ben.

-bana ne bundan amına koyayım? ben sana bunu mu sordum?

gölge sarımsak görmüş vampir edasıyla karanlığına karanlık ekleyerek uzaklaştı.


yıldızlar. küçük şehirlerin avantajı budur, yıldızları rahatça görürsün. ne kadar süredir yattığımı bilmeden doğruldum. sümer'e baktım. anne karnındaki ceninin bile bu kadar huzurlu uyuyamayacağına fanusum ve şerefem üzerine yemin edebilirim. böldüm uykusunu piç kurusunun.

-kalk, geldik.

sırt ağrısı ve üşümenin refakatinde, kalan son yudumları alıp şişeleri içlerinden birinin rüyasında patronundan aldığı terfi haberini gördüğüne emin olduğum ceylan apartmanı sakinlerinin sabah o çok sevdikleri işlerine giderken selamlaşmaları için sokak kapısının önüne bıraktık.



hatırladığım son şey, sümer'in ağzında yanmayan sigarayla kaldırımlara dayılanarak uzaklaşması oldu.